Dijital Biz Dergisi | Yazar

 

Şekib AVDAGİÇ

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı

 

Haziran 2021

 

 

Teknolojide Başlayan ‘Bahar Temizliği’ni Yatırımlara Çevirmeliyiz

 

Hepimiz şunu çok iyi biliyoruz: Son 15 yılda dünyada büyük değişimler oldu. Fizikî ve dijital dünya arasındaki sınır, giderek daha bulanık hale geldi. Böylesi bir dünyada küresel rekabetin tek bir yolu var. O da tam anlamıyla dijitalleşme… Dolayısıyla dijital dünyada kazanan firmalar, değişimi en iyi okuyan firmalar oluyor. O yüzden teknolojinin baş döndüren hızı ile birlikte sürekli değişip dönüşen iş yapış şekillerine uyum sağlamak birinci öncelik haline geldi.

Buna bir de içinde bulunduğumuz Kovid salgınının yol açtığı etkiler eklenince, dijital dönüşüm, ticarî alanda var olmanın, “olmazsa olmaz şartı” oldu. Deyim yerinde ise; “Yeni Dünyada Kazanmak” için “alet kullanan insan” olma özelliği, “değişime ve iş yapış şekillerine en hızlı şekilde uyum sağlayan insan” olmaya dönüştü. Çünkü bu nitelik, hem yerelde hem de globalde teknolojik üstünlüğü ve teknolojik gücü de beraberinde getiriyor. Ne yazık ki, dijitalleşmenin getirdiği yeni rekabet ortamına adapte olmayanlar da, ciddi tehditlerle, yok oluşlarla karşı karşıya… Şimdi bir denge sürecindeyiz. Ama hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını çok iyi biliyoruz. Şunun da farkındayız: 21’inci yüzyılın lideri olmak/bu yüzyılda varlığını sürdürmek, Post-Kovid Dijital Çağı anlamaya bağlı…

Biz İTO olarak bunun çok daha önce fark ettik. 400 bin üyemizi buna hazırlamak için dijitalkobim.org gibi büyük projeler hayata geçirdik. Ayrıca Bilgiyi Ticarileştirme Merkezimizi kurup girişim dünyamızı himaye ettik, onlar için büyük bir vizyon çizdik. Çünkü biliyoruz ki, dijitalleşme süreçlerinde startup’ların önemi büyük. Kurumların dijital dönüşümünde adeta bir katalizör rolü üstlenen startuplar, dijital toplum olma yolunda ilerlerken sahip olduğumuz en önemli güç… İşte Bilgiyi Ticarileştirme Merkezimiz de, bünyesindeki startuplarla birlikte her geçen gün daha da büyüyerek, bu bağlamda önemli başarılara imza atıyor.

Kurulduğu günden beri BTM, girişimcileriyle birlikte 4 yılda 300 milyon lira yatırım değerleme ile 80 milyon liradan fazla satış miktarına ulaştı. Yeni nesil hibrit girişimcilik merkezleri arasında verdiği çok fonksiyonlu hizmetlerle girişimcilik ekosisteminde bir rol model görevi üstlendi. Yine BTM, bugüne kadar 10 binden fazla başvuru alırken, 18 yaşından 78 yaşına kadar uzanan geniş bir yelpazede 4000’den fazla girişimciye destek sağladı. Eminim ki Türkiye, Peak Games ve Getir ile aralanan Unicorn yolunda, BTM gibi girişimciliğe hizmet veren kurumlarıyla decacornlar çıkarmaya aday bir ülke olacaktır.

Sonuç itibariyle, dijital çağ ve Kovid-19 salgını, şirketleri, değişimi ışık hızıyla yapmaya zorluyor. Bu yüzden şirketlerimiz, değişen iş yapış şekilleriyle yeni dünyada nerede ve nasıl konumlanacaklarına karar vermeli, strateji ve yatırımlarını bu yönde yapmalı. Bir başka deyimle; çalışanlarımıza ve müşterilere artık daha sofistike bir teknoloji ile yaklaşmak zorundayız. Teknolojide başlayan ‘bahar temizliği’ni yatırımlara çevirmeliyiz. Özetle; teknolojiyi en önemli inovasyon araçlarımızdan biri olarak görürsek, dijital çağın kazananlarından olmayı da başarırız.