Dijital Biz Dergisi | Özel Röportaj

 

Gökhan İLİKLİ

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) ve Mali Bilirkişi

 

Ağustos 2021

 

Devlet Destekleri ve Teşviklerinin Farkında Olun

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuyum. 2006 yılından itibaren mali işler ve finans alanında birçok kurumda çalıştım. 2010 yılında üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra aynı yıl askerlik görevimi yerine getirdim. Daha sonra SMMM staj başlatma sınavını ilk girilen sınavda kazanarak SMMM stajımı başlattım. 2014 yılında Yeterlilik Sınavlarını ilk girişte vererek SMMM unvanı almaya hak kazandım. Belgemi aldığım dönemde “Türkiye’nin En Genç Mali Müşaviri” olarak bu başarımdan dolayı ödül aldım. 2014 yılında mahkemelerde Adli Mali Bilirkişi oldum ve görevimi devam ettiriyorum. Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen sınavlarda başarılı olarak Uzlaştırmacı unvanını aldım. Son olarak da Konkordato Komiserliği eğitimimi tamamlayıp, Konkordato Komiseri unvanını aldım.

Mali işler, finansman, vergi, bütçe, devlet teşvikleri alanında 15 yıllık tecrübeye sahibim. Bu zamana kadar Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşunda ve yabancı sermayeli birçok şirkette mali işler alanında önemli görevler yürüttüm.

Şu an İstanbul’da bulunan ofisimizde Mali Müşavir ve Adli Mali Bilirkişi olarak çalışmaktayım. Yerli ve yabancı birçok müşterimize Mali Müşavirlik, raporlama, vergi, devlet teşvikleri ve yönetim danışmanlığı konusunda hizmetler vermekteyim.

Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanlarınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

İstanbul’daki ofisimizde 3 Mali Müşavir ve 7 kişilik personelimizle müşterilerimize Mali Müşavirlik, raporlama, vergi, devlet teşvikleri konusunda hizmet vermekteyiz. Ofisimizde özelikle yabancı yatırımcılara yabancı dilde hizmette sunmaktayız.

Öncelikle 13.06.1989 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu 2. maddesinin A bendi “Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik Mesleğini” tanımlamaktadır. Ayrıca bu mesleği yapmaya hak kazanmış kişilerin yapabilecekleri işler Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddelerinde detaylı olarak açıklanmıştır. İlgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak, bilanço, kâr-zarar tablosu ve beyannameleri ile diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak” işini her iki meslek grubu da icra edebilmektedir.

Faaliyet alanlarımızı; firmaların beyannamelerinin ve diğer yasal bildirimlerinin düzenlemesi, vergisel hukuki altyapılarının kurulması, yapılacak yatırımların teşvik sisteminin yönetilmesi, mali yönetim sistemlerinin kurulması, finansal yönetim altyapılarının kurulması, yeni şirket/grup kuruluş süreçlerinin yönetilmesi, bütçe ve stratejik planlama altyapılarının kurulması olarak toplayabiliriz. 

Dijital Dönüşüm konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönüşümde hangi aşamada? Mesleğiniz hangi aşamada, planlarınız nelerdir?

Dünya dijital bir sürece doğru gidiyor. Dijitalleşme, teknoloji, inovasyon, endüstri 4.0 konuları mesleğimizde sürekli konuşuluyor. Dünyada yapılan araştırmalar gösteriyor ki mesleğimizde dijital dönüşüm başladı. Araştırmalar yaptığımız işlerin yüzde 40’ının ortadan kalkacağını gösteriyor. Dolayısıyla dijitalleşmeye hızlıca ayak uyduran mesleğimiz, ileride süreçlerin dijitalleşmesiyle danışmanlık tarafına daha çok ağırlık verecektir.

İnternetin doğuşundan bulut teknolojisine, büyük veri ve yapay zekâ ile birlikte tüm bilgilerimiz dijital platformlarda ve giderek daha fazla otomatik hale geliyor. Yapay zekâ, blockchain, endüstri 4.0, bulut sistemi ve big data gibi teknolojiler muhasebe mesleğini geleceğe hazırlayacak olan temel teknolojilerdir. Günde 24 saat, yılda 365 gün çalışan ve tek bir hata yapmadan görevlerini başarı ile yerine getiren muhasebeci robotların ortaya çıkması çok uzak bir ihtimal değil.

Mesleğimiz ülkemizde dijital dönüşüme hızlıca adapte olan ender mesleklerdendir. Gerek kamu, gerekse özel sektör; Muhasebe ve Mali Müşavirlik süreçleriyle ilgili çok hızlıca dijital dönüşüme ayak uydurarak bu süreci çok iyi şekilde götürmektedir.

Dijital dönüşüm bugünün en önemli konularından birisidir. Muhasebe ve Mali Müşavirlik alanında rekabette geri düşmek istemiyorsanız bu dönüşümün bir parçası olmak, bir adım öne çıkmak istiyorsanız da dönüşüm ve değişimin öncüsü olmak mecburiyetindeyiz.

Bilişim alanında faaliyet gösteren ve teknoloji üreten şirketlerin yararlanabileceği teşvikler nelerdir?

Yazılım ve teknoloji üreten şirketlerimiz birçok devlet kurumundan destek alabilir. Bunları belli başlıca söyleyecek olursak; KOSGEB , TÜBİTAK, İŞKUR, Ekonomi Bakanlığı ve Teknoparklar olarak gruplandırabiliriz. Bu kurumların her birinde teknoloji ve ARGE konusunda çok ciddi destekler var. Girişimcilerimiz kendi alanlarına göre mutlaka bu kurumların teşvikleri konusunda araştırma yapsınlar ya da uzman kişilerden destek alsınlar.

Bilişim ve teknoloji firmalarının yararlanabileceği istihdam teşvikleri nelerdir? Firmalara istihdam oluştururken ne tavsiye edersiniz?

Özel sektörde 4/A’lı işçi çalıştıran işverenlere kayıtlı istihdamın artırılması, bölgesel, büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması gibi amaçlarla sigorta primi teşviki, destek ve indirim sağlanıyor. İstihdamı korumak ve artırmak amacıyla teknoloji ve yazılıma 2021 yılında uygulanacak teşvik ve destekler şöyle;

  • İstihdama dönüş desteği,
  • 5 puanlık indirim,
  • Teşvikli yatırımlara istihdam desteği,
  • Asgari ücret desteği,
  • İşsizlik ödeneği alanların istihdamında prim teşviki,
  • İlave istihdam teşviki,
  • ARGE ve tasarım teşviki gibi daha birçok istihdam teşviki var.

Teknoloji firmalarıyla ilgili direk ARGE / Tasarım ve Destek Personeli ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu uyarınca ücreti gelir vergisinden muaf olan personel için ödenmesi gereken işveren sigortası priminin yarısı (yüzde 7,75) bütçeden karşılanıyor. 2021 yılında işçi başına aylık 456,13 TL ile 3.421 TL teşvik uygulanıyor.

Özelikle İşverenlere şunu tavsiye ediyorum. Birçok teşvik ve destek İŞKUR kaydına endeksli olarak hareket ettiğinden, işçi alırken muhakkak ilgili personeli İŞKUR’a kaydettirip, işe girişini yapması gerekiyor.

Bilişim ve teknoloji firmalarının istihdam oluştururken doğrudan hibe olarak alabilecekleri kaynaklar nelerdir?

Firmalarımıza şartları sağlıyorlarsa İŞKUR İşbaşı eğitiminden mutlaka yararlanmalarını tavsiye ederim. İşbaşı eğitim programı en az 2 sigortalı çalışanı bulunan ve Kuruma kayıtlı olan tüm işyerlerinde uygulanabilmektedir. İşbaşı Eğitim Programı; günde en az 5 en fazla 8 saat olmak üzere ve haftada 6 günü ve 45 saati geçmeyecek şekilde düzenleniyor. Siber güvenlik, bulut bilişim, oyun geliştirme uzmanı ve kodlama gibi çağımızın ve geleceğin meslekleri olarak görülen alanlarda düzenlenecek olan işbaşı eğitim programlarına katılan 18-29 yaş arası gençler için 9 aya kadar işbaşı eğitim programı düzenlenebilmektedir. İşbaşı Eğitim Programından karşılanabilecek giderler başlıca şu şekildedir. İş arayan statüsündeki vatandaşlar için günlük 108,68 TL, öğrenciler için 81,51 TL, işsizlik ödeneği alanlar için 54,34 TL zaruri gider ödemesi yapmaktadır.

Firmalarımız eleman olmadan önce en az 2 çalışanı mevcutsa, ilgili işe personeli İŞKUR’a kaydettirip, istihdamını İŞKUR üzerinden sağlarsa özelikle yazılım firmalarında 9 ay boyunca ortalama asgari ücret kadar maaşını tamamıyla İŞKUR karşılamaktadır. Ayrıca işverenlere bu süreç içerisinde herhangi bir SGK ve gelir vergisi ödemesi çıkmamaktadır. 9 ayın sonunda personelin işe girişi firmaya yapıldığında yine SGK primlerinde çok ciddi destek sağlanmaktadır.

KOSGEB kimlere destek vermektedir? Güncel destekler nelerdir?

KOSGEB kurumundan KOBİ’ler yararlanmaktadır. KOBİ’leri tanımlayacak olursak… 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu 125 milyon lirayı aşmayan her işletmelere KOBİ denir. Destek programlarını içerikleriyle beraber kısaca şöyle sıralayabilirim:

  • İleri girişimci destek programı; imalat sektörü,
  • Geleneksel destek programı, imalat sektörü dışında kalan işletmeler,
  • Ar-ge inovasyon desteği; bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir, buluş veya özgünlük katma,
  • Kobi teknolojik-yatırım destek programı; ar-ge çalışması sonucunda ortaya çıkan ürünün ticarileştirilmesi ve cari hesaba katkı sağlayacak yerli üretim,
  • İş birliği destek programı; tek başına zorlanan farklı işletmelerin bir araya girerek ortak ürün ya da hizmet üretmesi,
  • Yurt dışı destek programları; yurt dışı pazara açılma ve ihracata yönelik destek,
  • Stratejik ürün desteği; orta-yüksek ve yüksek teknoloji seviyeli sektörlerdeki katma değeri yüksek ürünlerin imalatı,
  • KOBİ finansman destek programı; kredi faiz destek programı,
  • İşletme geliştirme büyüme ve uluslararasılaşma destekleri; fuar, nitelikli eleman, patent, test analiz, tasarım, belgelendirme gibi destekler.

Söz konusu desteklerde limitler farklı olup milyonları bulabilmektedir. İlgili desteklerin içinde makine, teçhizat, yazılım, sertifika, personel, kira, danışmanlık, belge patent gibi farklı içeriklerden oluşmaktadır. Söz konusu desteklerin yani sıra kredi faiz desteği de sunmaktadır.

Teknopark teşvikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Teknopark’lardaki desteklere ve teşviklere örnek vermek gerekirse… Firmalar ilgili şartları yerine getirdiğinde Gelir ve Kurumlar Vergisi İstisnası, Yazılımda KDV istisnası, Gümrük Vergisi İstisnası, Bölge Dışı Çalışma İzni, SGK Prim Desteği, Damga Vergisi İstisnası, Temel Bilimler Desteği gibi desteklerden ve teşviklerden yararlanabiliyor. Özelikle burada üretilen teknoloji ve ARGE’den üretilen ürün ve yazılımlardan elde edilen gelirlerden hem kurumlar ve gelir vergisi hem de KDV ödenmiyor.

Yurt dışına yazılım ihracatı veya yazılım hizmeti veren firmalarla ilgili herhangi bir teşvik var mı?

Firmalarımızın gelirleriyle ilgili firmalarımıza pozitif katkı sunan vergi istisnası var. Yurt dışına yazılım hizmeti veriyorsanız %50 gelir/kurumlar vergisi avantajınız var. Yurt dışına yazılım hizmeti verdiğiniz zaman öncelikle kestiğiniz fatura üzerinde katma değer vergisi olmayacak, yani tahsil ettiğiniz tutar üzerinden ayrıca katma değer vergisi hesaplayıp ödemenize gerek bulunmuyor. Bu istisnadan yararlanmak için bazı şartlar var. Hizmetten yurt dışında yararlanılması gerekiyor. Fatura bedelinin Türkiye’de bulunan hesaplarınıza döviz cinsinden gelmesi gerekli. Faturayı yurt dışındaki müşteri adına düzenlemeniz gerekli. Birçok yazılım ve teknoloji firmasının mali müşavirleri ile yeteri kadar iletişim kuramadığından dolayı bu avantajdan faydalanmadığını biliyorum.

Bilişim ve teknoloji firmalarına finansal riskler ve piyasa riskleri hakkında ne söylemek istersiniz?

En büyük finansal risk bu konuda yetersiz bilgiye sahip olmaktır. Öncelikle birlikte çalışılacak muhasebecinin, mali müşavirin özenle seçilmesi gerekmektedir. Finansman ihtiyacının doğru hesaplanamaması, nakitin beklenenden önce tükenmesi gibi durumlara karşı kullanılmamış banka limitleri ve kredi kartı limitleri kontrol altında tutulmalıdır. Tedarikçiler ve satış kanallarına açılan kredi riskleri bilançoda detaylı bir şekilde planlanmalıdır. Alacakların takibi süreklilik arz etmelidir. Vadeli satışlarda çalışılacak müşteriler için Kredi Kayıt Bürosu’ndan Kredi Risk Raporu ve Çek Raporu alınmalıdır. Özellikle vergi, banka ödemeleri gibi giderlerin zamanlamasında olabilecek bir aksaklık gerek faiz yükü getireceği gerekse kredibiliteyi etkileyeceği için ödemeler önceden planlanmalıdır. Finansal risklere karşı farklı simülasyonlar yapılmalı ve herhangi bir finansal soruna karşı acil durum fonu ve boş banka kredi limiti tutulmalıdır.

Yeni ortaya çıkabilecek rakipler ve bunun akabinde oluşabilecek fiyat düşüşlerine karşı işletmeler sürekli son trendleri takipte kalmalı, kendini geliştirmeli ve yeniliklere açık olmalıdır. Piyasalarda meydana gelebilecek ekonomik kriz, durgunluk, kur dalgalanmaları gibi durumlara karşı alternatif senaryolar hazırlanmalıdır. Şirkette belli seviyede likidite bulundurulmalı, borçluluk oranları düşük tutulmalı, kur ve vade riski iyi yönetilmelidir.

Bilişim ve teknoloji alanında firma kurarken nelere dikkat edilmesi gerekiyor?

Firma kurmadan önce iyi bir plan yapılması gerekiyor. İlgili plan oluşturulduktan sonra kurulacak şirketle alakalı nakit projeksiyon çıkarılması gerekiyor. Söz konusu firmayla alakalı kuruluş giderleri ne olacak, ilgili firma için bir ofis tutulacak mı? Yoksa sanal ofislerden faydalanarak bir kuruluş gerçekleştirilebilir mi? İşle alakalı ne tür zorunlu giderler olacak gibi soruların yanıtını bulması gerekiyor. Bundan sonraki süreçte en az 1 yıllık bir nakitinizin olmasını tavsiye ediyorum. Bunun yanı sıra hangi şirket türüyle ilerleyeceğini belirlemesi gerekiyor. Şahıs işletmesi, limited veya anonim şirket kurulabilir. Özelikle belirli bir zaman sonra yatırımcı ve ortak alınacaksa Anonim şirket olarak kurulması gerekmektedir.

Bilişim ve teknoloji firması kurulduktan sonra aylık yasal olarak zorunlu giderleri nelerdir?

Ticari faaliyetleri devam ettiği sürece, standart olarak aylık giderleri olmaktadır. Bunlar zorunlu yasal giderlerdir. Her ay Katma Değer Vergisi Beyannamesi verilmektedir. Her ay çalışanınız var ise sigorta primi ve işçinin gelir vergisi, her ay BAĞKUR sigorta priminiz, üç ayda bir Muhtasar beyannamesi, üçer aylık dönemlerde geçici vergi, yılda bir defa yıllık gelir veya Kurumlar vergisi, yılda bir defa defter tasdikleri, aylık bazda Mali Müşavirinize bu yasal beyannameleri verdiği için ödenen ücretler olarak sınıflayabiliriz.

Genç bilişim ve teknoloji girişimcilerine tavsiyeleriniz neler olur?

Genç girişimcilerimiz girişimlerine başlamadan önce muhakkak işlerini 360 derece her noktasını iyi planlasınlar. En az 1 yıllık finansal nakit akışlarını hesaplasınlar ve 1 yıl hiç iş yapmasalar da ayakta kalacak şekilde nakit pozisyonları mutlaka olmalı. Şirket açılışlarından önce muhakkak KOSGEB geleneksel girişimcilik ve ileri girişimcilik eğitimlerini tamamlasınlar. Şirket kurduktan sonra belirli alanlarda bir kısım hibeler alabilirler. Bunlar; 29 yaş altı genç girişimci desteği, üç vergilendirme dönemi boyunca kazandıkları paranın 75.000 TL’si için vergi ödememiş olacaklardır. Yalnızca kazançları bu miktarı aşıyor ise vergi ödeyeceklerdir. 29 yaş altı girişimciler için sağlanan bu kolaylıktan faydalanma süresi ise toplam 3 yıldır. Bunun için mutlaka ilk defa şirket kurmuş olmanız ve 29 yaş altında olmanız gerekmektedir. Ayrıca 18–29 yaş arasındaki genç girişimcilere 1 yıl boyunca BAĞKUR prim desteği sağlanacaktır. Böylelikle aylık olarak ödenmesi gereken prim 1 yıl boyunca devlet hazinesi tarafından karşılanacaktır.