‘Can Yoldaşı’ Robot

 

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Akın liderliğinde Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden araştırmacılar Binnur Görer, İbrahim Özcan ve Yiğit Yıldırım’ın yer aldığı ekip duyguları olan insansı bir robot geliştiriyor. En önemli özelliği insanlarla duygusal etkileşimde bulunabilmesi olacak robot, karşısındaki insanın üzgün veya neşeli olup olmadığını anlayacak ve kendisi de bazı tepkiler gösterebilecek.

 

Prof. Dr. Levent Akın projede hedeflerinin çok amaçlı bir insansı hizmet robotu üretmek olduğunu belirterek bu alanda tartışılmakta olan bazı sorulara da cevap bulabilmek adına bu projeyi geliştirdiklerini kaydetti. “Sıklıkla karşımıza çıkan bir soru var; bir robot insansı olmak zorunda mı? Genelde bu tip bir robotun insanlar tarafından daha kolay kabul edilebileceği tezimiz var. Günümüzde insana çok benzeyen robotlar tasarlandığını görüyoruz, çok çeşitli örnekler verilebilir. O kadar benzemesi gerekiyor mu yoksa sadece fonksiyonel açıdan mı benzemesi lazım? Bizim üstünde çalıştığımız konular bunlar. Bu amaçla değişik robot türleri üretip onlar üzerinde çalışıyoruz” diyen Prof. Dr. Akın, geliştirilmekte olan robotun birden fazla fikri denemeyi sağlayacak çok amaçlı bir platform olacağını ve uzun vadeli hedeflerinin robotun egzersiz yaptıran ya da evde hasta bakıcı olabilen veya insanlara can yoldaşı olabilen çok amaçlı özellikler taşıyan bir robot olarak tasarlanması olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Levent Akın geliştirilmekte olan robotun karşısındaki insana dair kendi kafasında bir model oluşturup ona göre tepki vermesini sağlamayı amaçladıklarını belirterek şu bilgileri verdi: “Daha ilerideki amacımız, robotun karşısındaki insana dair kendi kafasında bir model oluşturup ona göre tepki vermesini sağlamak. Robotun vereceği hizmetin mutlaka sağlık veya bakımla ilgisi olması da gerekmiyor. Robot size bir can yoldaşı da olabilir, sizinle sohbet eder, internete erişerek yeni çıkan kitaplardan söz edebilir. Uzun vadede etkileşimde bulunan bir robot ve bir insandan bahsediyoruz. Beklentimiz insanların hayatını kolaylaştırmak, uzun vadede sadece istedikleri şeyleri yapmasını sağlamak.”

İnsansı robot projesi üzerine çalışan araştırmacılardan Binnur Görer ise tasarladıkları robotu şöyle anlattı: “İnsan-insan etkileşimlerinde konuştuğumuz ya da vermek istediğimiz bilgilerin neredeyse %55 kadarı konuşma üzerinden değil, ifadeler, hareketler, mimikler ya da jestler üzerinden karşı tarafa taşınıyor. Karşımızdaki kişinin söylediği şey olumlu mu olumsuz mu bunu anlamak için söylediği kelimelerin, cümlelerin semantik anlamından öte, kişi o anda yüz ifadesi olarak nasıl bir yüz ifadesine bürünüyor, nasıl hareketler yapıyor, bakarken direkt bana mı bakıyor yoksa çevreye mi bakıyor gibi özelliklere bakarak karar vermeye çalışıyoruz. İnsandan gelen bu sinyalleri alarak robotun ulaşmak istediği duygusal duruma, insanı o duruma götürebilmesi için nasıl tepkiler vermeli, robotun duygusal olarak neler yapabileceği üzerine araştırıyoruz’’. İnsanın duygu durumlarına göre robotun konuşması ve reaksiyon vermesini sağlamak istediklerini belirten Binnur Görer, robotun, insanla etkileşimi ve insan yüzündeki ifadeyi anlaması için farklı metotlar kullanıldığını aktardı. Bu alanın çok yeni bir araştırma olduğunu vurgulayan Görer, ‘’ Biz uzun süreli öğrenme ve etkileşim modelleri kurmaya çalışıyor ve uzun süreli etkileşimlerle robotun öğrenmesini bekliyoruz” dedi.

İnsansı robotun tasarımı üzerine çalışan araştırmacı İbrahim Özcan ise duyguları ifade edebilmek için yüzün altı farklı duygu durumunu gösterebilecek şekilde olması gerektiğini belirterek insansı robotun gözleri için çekmeli-itmeli tendon sistemlerini, ağız yapısında ise yay sistemini kullandıklarını anlattı: “Biz konuşurken a, o, u gibi sesler çıkarabiliyoruz. Robotta o etkiyi verebilmek için bu sesleri alabildiğimiz yayları kullandık.  Hem konuşmak için hem de kendini ifade edebilmek için mimikleri var. Bu aslında konuşan bir sistem. Siz robotla konuşurken ne dediğinizi anlıyor ve basit cevaplar verebiliyor. Şimdiki süreçte de insani etkileşim için konuşurken ağız hareketlerinin insan benzeri şekilde olmasını sağlamaya çalışıyoruz.”